Berlin Teknik Müzesi (Deutsches Technikmuseum)

Merhabalar sevgili coologger okurları. Bugünkü yazımızda Berlin’e gittiğinizde mutlaka uğramanız gereken bir yerden bahsedeceğim sizlere. Berlin Teknik Müzesi! Gerçekten hayatımda gördüğüm en güzel müzelerden birisiydi. Sıralama için kesin bir şey söyleyemesem de teknik müzelerin en iyisi olduğuna eminim! Lafı daha fazla uzatmadan Teknik Müze’nin tarihine hep birlikte bakalım.

 

1982’de kurulan Deutsches Technikmuseum, bilimsel ve teknik koleksiyonlardan oluşan uzun bir geleneğe dayanmaktadır. Koleksiyonların birçoğu 120 yılı aşkın bir süredir Berlin’de evlerindeydi ve bu koleksiyonlardan bazıları da Deutsches Technikmuseum tarafından devralındı. Bununla birlikte, İkinci Dünya Savaşı sırasında koleksiyonlar büyük oranda yok edildi ya da başka yerlere taşındı.

Potsdamer Platz’a yakın olan müze, Anhalter Güterbahnhof’un eski mal bahçesinin bulunduğu ve tarihi 1874 yılına dayanan eski bir sanayi sitesinin üzerine kurulmuştur. İki yel değirmeni, su değirmeni, demirci dükkânı ve bira fabrikasını içeren büyük müze parkı, aynı zamanda yeşil bir vahadır.

14 departman halen ”hazinelerin” sadece dörtte birini, 25.000 metrekarelik alanda sergiliyor. Lokomotifler ve uçaklar, tezgahlar, bavul ve kuyumculuk ürünleri ve makine aletleri, bilgisayarlar, radyolar ve kameralar, dizel motorlar, buhar motorları, bilimsel aletler, kâğıt makineleri, matbaalar ve çok daha fazlasını buralarda bulabilirsiniz.

Alman Teknoloji Müzesi’nin yeni uzantısı, uluslararası alanda trendleri belirleyen bir müze binasına sahiptir. Berlinli mimar Helge Pitz ve Ulrich Wolff tarafından tasarlanan seçkin beş katlı binanın toplam alanı 20.000 metrekaredir. Potsdamer Platz’ın karşısında yer alan orijinal ve işlevsel mimari Gleisdreieck’in kültür ve teknoloji forumunun göze çarpan yerini oluşturuyor.
Belki de bu Müze’nin tasarımsal açıdan en dikkat çekici özelliği muhteşem dış kapısıdır! Cepheden askıyla tutturulan gerçek bir C-47 “Skytrain”, gerçekten gözlerinizi kamaştırıyor. Almanya’da “Üzüm Bombacı” olarak da bilinen uçak, Berlin’in 1948-49 hava taşımacılığındaki önemi için verdiği şükranın kalıcı bir anıtıdır.
Yeni uzantı, denizcilik sergisi ile 14 Aralık 2003’te açıldı; 2005 yılının ilkbaharında Hava ve Uzay Koleksiyonu ile genişlemeye devam etti. İlginç olan bir diğer bilgi de her serginin 6.000 metrekarelik bir alan üzerinde kuruluyor olması. Bunların yanı sıra kapsamlı tarihi arşivler ve 500.000 ciltlik kütüphane ise 2002 yazının başından beri ziyaretçilere açıktır.

 

Bisiklet tarihi  müzede yer alan sergilerden biri…
Lokomotif tarihi müze’de geniş bir yer kaplıyor.
Müze’nin girişinde bizleri karşılayan C-47.
Almanya Basın Fotoğrafçılığı Tarihi…
Gülümse Çekiyorum 🙂
Çanta Tarihi ilgi gören bölümlerden biri…  🙂
Müze’nin meşhur değirmeni…

Berlin Teknik Müzesi’nden çıktığınızda insanoğlunun istediği zaman imkansızı bile başarabileceğine bir kez daha inanıyorsunuz. Adeta ilklerin sergilendiği müzede her şeyin başlangıcından günümüzdeki haline nasıl geldiğini görmek sizde büyük bir şükran hissi uyandırıyor. Kim olduğunuz veya hangi işle ilgilendiğiniz fark etmez. Eğer bir gün yolunuz Berlin’e düşerse insanoğlunun ufkunu ve hayal gücünü görmek, imkânsız denilen bir şeyin olmadığına kanıt bulmak isterseniz buraya mutlaka uğrayın. Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere hoşçakalın…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!