Floransa Gezi Rehberi-1

Merhaba sevgili coologger okurları. Bugün sizlerle birlikte Floransa’yı (Firenze) ziyaret edeceğiz! İlk yazımızda Floransa’ya nasıl ulaşılır, nerede kalınır bunlardan bahsedeceğiz. İkinci yazımızda ise Floransa’da gezilecek yerlerden bahsedeceğiz. Bildiğiniz üzere bir şehir için hazırladığımız gezi rehberlerimizi artık Netflix mantığı gibi aynı anda yayınlıyoruz ve bu yüzden de burada bulunan linklerdeki diğer yazılarımızı da okumayı unutmayın! Hazırsanız Floransa turumuza başlayalım!

Not: Sitemizdeki reklamlara tıklayarak bize destek olabilirsiniz. Teşekkür ederiz. 🙂

 

Şehre Giriş 101

Eğer Avrupa’da yaşıyorsanız,  Floransa’ya gitmeniz çok kolay gerçekten. Otobüs, uçak veya tren gibi birçok alternatifi seçebilirsiniz. Benim tavsiyem Floransa’ya uçakla gitmeniz olacaktır. Biliyorsunuz ben uçakçıyım :). Doğal olarak daha hızlı varacaksınız ve indirim döneminde biletinizi aldıysanız da muhtemelen daha az bilet parası ödeyeceksiniz diğer alternatiflere göre. Eğer İtalya’da yaşamıyorsanız bence önceliğiniz uçak olsun. Zaten güzelim ülkemiz Türkiye’de yaşıyorsanız, uçaktan başka mantıklı bir seçenek yok maalesef. Gönül isterdi ki trenle, otobüsle geze geze gidelim fakat bu pek mümkün değil. Aslında mümkün fakat ülkemizdeki tatil dönemlerini göz önünde bulundurursak ve gezinizin bahar veya yaz aylarında olacağını varsayarsak, siz de uçağa mahkumsunuz! He yok kardeşim, benim zamanım fazla param az, ben otobüsle veya trenle gideceğim derseniz de orası da sizin bileceğiniz iş. 🙂

Avrupa’da uçak biletleri hakkında çok fazla seçeneğiniz var. RyanAir, Wizz Air, Easyjet vb. hava yolu şirketleri var. Bütün seçenekleri bir arada görmek istiyorsanız biletleri skyscanner.com adresinden kontrol edebilirsiniz. Fakat bazen kendi sitelerinde biletler daha ucuz olabiliyor. O yüzden bilet almadan önce mutlaka ama mutlaka kendi sitesine de bakın. Türkiye’den gidecekler için Floransa’ya uçan 6-7 tane hava yolu şirketi var. Maalesef tamamı aktarma yaparak Floransa’ya ulaşıyor. Bu da yaklaşık 6 saatinizi alıyor. Biletleri kendi sitelerinden veya başka sitelerden kontrol edip size en uygun olanını alabilirsiniz. Fakat benim tavsiyem Roma’ya veya başka bir İtalya şehrine direkt uçup orada birkaç gün kalıp, daha sonra otobüs veya trenle gitmeniz olacaktır. 

”Peki sen ne yaptın?” diye soracak olursanız eğer hemen söyleyeyim. Bildiğiniz üzere bir önceki yazımızda Roma’daydık! Anlayacağınız üzere Roma’da 4 gün geçirdikten sonra otobüsle Floransa’ya gittik.  Seyahatimizi biraz geç planladığımız için maalesef o efsane Flixbus fiyatlarından yararlanamadık. Fakat bize göre yine makul bir fiyat olan 40 Euro’ya gidiş dönüş biletimizi aldık. Bu arada biletimizi PayPal üzerinden aldığımız için kişi başına ekstradan 2.5 euro daha ödedik. Eğer başka bir ödeme metodu kullansaydık toplamda 5 euro daha ucuza gelecekti bilet bize. Bu da aklınızda bulunsun, unutmayın efendim (Evet eski yazılarımızda, Euro’nun yanında güncel TL değerini de yazardık fakat bir önceki yazımızdan günümüze kadar çok şey değiştiği için yazmayacağız bundan sonra. Fakat siz kafadan 7 ile çarpın en az). 

Yolculuğa gelecek olursak yaklaşık 3,5 saat sürdü. Yolda trafik vardı ve buna bağlı olarak da biraz geç vardık diyebilirim. Roma Tiburtina Otobüs İstasyonu’ndan bindik ve Florence Piazzale Montelungo’da indik. Yolculuk kötü değildi gerçekten fakat yolculuğunuzu daha stressiz bir hale getirebilmeniz için sizi uyarmam gereken bazı hususlar var. Birincisi; eğer elinizde bavulunuz varsa ve otobüse verecekseniz, size pdf ile gönderilen biletteki bagaj kartını bastırıp bir şekilde takmanız! Şaka değil gerçek! Sorun çıkarttıkları oluyormuş gerçekten de. İkinci olarak ise mutlaka ama mutlaka basılı biletinizi de çıkartın ve pasaportunuzun yanında hazır tutun. Evet QR kod ile okuma yapabiliyorlar fakat ne olur ne olmaz siz beni dinleyin! Üçüncü olarak ise ortam tam bir kaos olacak. Otobüse nereden bineceksiniz bilmiyorum fakat mutlaka erken gidin ve İngilizce bilen bir İtalyan bulun yanınızda. Dil bariyeri gerçekten seyahatinizi yarı yolda bırakabilir. Ve son olarak da mutlaka powerbank alın yanınıza. Evet otobüste priz var diyebilir ve siz buna güvenip bagajınıza powerbankinizi koyabilirsiniz… Yapmayın! Şüpheci olun ve o powerbank’i yanınızda taşıyın. Sonuçta Türkiye’deki gibi gelişmiş bir otobüs içi eğlence sistemi yok Avrupa’da. Fakat tuvaletleri var… 🙂 

Flixbus bagaj kartı

Floransa’ya geldiğimizde Firenze S. M. Novella’nın (Ana tren istasyonu)  hemen yanında iniyoruz. Hava sıcak.  Gerçekten  İtalya temmuz ayında felaket sıcak oluyor. Size önerimiz bütçeniz kısıtlıysa eğer McDonald’s veya Burger King’den çizburger veya hamburger almanız. Şu an güncel fiyatları bilmiyoruz ama 1- 1,5 Euro arasında değişen fiyatlara sahip oluyor genelde tekli hamburgerler. Hamburgerlerinizi de yedikten sonra en yakın marketten 1.5 litrelik su almanızı veya yanınızda getirdiğiniz bir şişeyi, en yakın çeşmeden doldurmanızı öneriyoruz. Yapmazsanız yazın kavurucu sıcağında eriyip gidebilirsiniz. 🙂 Novella’dan çıkıp 20 dakika yürüdükten sonra Pitti Sarayı’nın karşısında kalacağımız yere varıyoruz.

Not: Bazı arkadaşlar akıllılık edip otobüs bileti almadan toplu taşımaya binmeye çalışıyorlar. Aman siz siz olun, bunu yapmayın! Çünkü o bazı akıllı arkadaşlar gibi 50 Euro’dan daha fazla bir ücret ödemek istemezsiniz!

Kalacak Yer 102 

Hostels.com veya bookings.com adresini veya istediğiniz konaklama web sitesini açın ve sizin için en iyisini seçin! Fakat size yine de hostelde kalmanızı öneriyorum. Çünkü birçok farklı insanla aynı odada kalmak ve onlarla tanışmak ufkunuzu genişletebilir. Çünkü bir hikaye bir insandır! O yüzden hostellere gitmekten çekinmeyin. 

Okuyucularımızın çoğu bilir. Her zaman şehir merkezinde olan bir hostel seçeriz. Çünkü Avrupa’daki şehirlerin gezilecek en önemli noktaları, şehir merkezinde olduğu için bu bizim için en önemli sebeptir. Ayrıca şehir merkezinde olursanız toplu taşımaya da fazla bir para ödemezseniz. Gerçekten de Floransa’da kalırken toplu taşımayı hiç kullanmadık!

Evet standart giriş paragraflarımızdan sonra Palazzo Pitti’nin karşısında yer alan ve Ponte Vecchio’ya 5 dakika yürüme mesafesinde olan Soggiorno Pitti’de kaldığımızı söyleyebilirim. 2005’ten beri konuklarını ağırlayan bu konukevi, gerçekten bugüne kadar kaldığım en güzel yerlerden biriydi (Bu linkten bilgilere ulaşabilirsiniz). Hostels.com’dan şehir merkezine yakın olsun, bizim olsun diye bir yer ararken burayla karşılaşmak gerçekten harikaydı. 2 kişilik odaya, afedersiniz saray manzaralı, 20 euro ödedik kişi başı ve totalde 80 euro’ya mal oldu burası! Bu gerçekten çok iyi bir fırsattı çünkü aynı dönemde başka hostellerde 6 kişilik odalar için bu fiyat isteniyordu. Evet kahvaltı veya akşam yemeği yoktu fakat temiz, hijyenik, manzaralı ve ambiyansı muhteşem olan bir odamız vardı. Katlarda ortak banyo vardı ve gerçekten temizdi. Burayı size kesinlikle öneririm. Fakat daha ucuz bir hostel veya konukevi bulursanız da mutlaka ama mutlaka değerlendirin. Dediğim gibi biz geç planladığımızdan dolayı burayı da bir noktada seçmek zorunda kalmıştık fakat iyi ki de seçmişiz diyoruz. Eğer şehir merkezine de yakın olsun, çevresindeki cafeler, dükkanlar bir ambiyans oluştursun ve bana pozitif bir aura yansıtsın diyorsanız mutlaka burada kalın derim. 🙂

Pitti Meydanı

Evet sevgili coologger okurları! Floransa serimizin ilk yazısının sonuna geldik. Yazımızı sevdiyseniz, sevdiklerinizle paylaşmayı unutmayın! Bir sonraki yazıya ulaşmak için burayı tıklayın 🙂 Gelecek yazımızda görüşmek üzere hoşçakalın!

Gelecek yazı için link!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!