Kopenhag Gezi Rehberi! (1.Bölüm)

Merhabalar sevgili coologger okuyucuları. Bugünkü durağımız Copenhagen! Kopenhag benim bugüne kadar gezdiğim ve çok beğendiğim yerler arasında muhtemelen ilk 3’te yer alacak bir şehir (Dönem dönem gaza gelip 1 numaraya bile alıyorum!). Velhasıl ben Kopenhag’ı çok seviyorum. Biliyorum beyler ooo tabi Danimarka’nın kızları da taş gibi dediğinizi duyuyorum ama sebep sadece bu değil 😛 Şaka bir yana 7-8 yaşındaki küçük çocukların yanınıza gelip size sorular sorması veya sizin onlara bir soru sorduğunuzda İngilizce cevap vermeleri bile gerçekten çok güzel bir duyguydu benim için. Nedense oraya gittiğimde insanların birbirleriyle olan karşılıklı ilişkilerinde, saygı ve güven duyduklarını hissettim, birbirlerini tanımasalar bile! İnsanların birbirlerine karşı güvensiz oldukları bu dünyada -en yakınlarına bile- bu şekilde birbirlerini, beni sıcak karşılamaları gerçekten kalbimi ısıtmıştı. Bunun yanı sıra o günlerde maalesef ülkemizde kötü bir olay da yaşanmıştı. 2016’nın Haziran ayıydı ve gittiğim gün Vezneciler patlaması gerçekleşmişti. O sıralarda uçakta olduğum için doğal olarak haberim olmamıştı. O seneki kötü olayların bir devamıydı maalesef. Hostele gittiğimde, orada bulunan resepsiyon görevlisi üzgün olduğunu söylemişti ve durumdan bahsetmişti. Ben de hemen panik olup arkadaşlarıma ulaşmaya çalışmıştım. Arkadaşlarımın iyi olduğu haberini aldıktan sonra hostel resepsiyonisti bana bir bira ikram etmişti. Biz de bu durum ve diğer yaşananlar hakkında bir konuşma yapmıştık. Hala o gün arkadaşlarıma ulaşmak için çalıştığım çabayı hatırladığımda hostel görevlisinin yüzünü unutamıyorum… Belki de bizim burada birbirimize karşı kaybettiğimiz şey insanlığımızdı… O gün insanların acısını dil, din, ırk fark etmeksizin hissetmenin ve anlamanın nasıl olduğunu tekrar hissettiğim için belki de böyle pozitif duygular besliyorumdur Kopenhag’a karşı. Diyorsundur daha önce hissetmiyor muydun? Tabii ki de hissediyordum ama anlatmak istediğim şey bu değil zaten. Fakat siz mesajımı da anlamışsınızdır, eminim. Evet, coologger okurları. Kopenhag’a hoş geldiniz ve şimdi lafı uzatmadan hikayemize başlayalım.

 

Ulaşım 101

 

O zamanlar Almanya’da yaşadığım için gönüllerin sevgilisi olan Ryan Air’le Kopenhag’a uçmuştum. Gidiş dönüş bileti için 20 Euro verdim. Biliyorum çok pahalı ama naparsınız 🙂 Türkiye’den gidecekler içinse en uygun biletler genelde Pegasus’ta oluyor. THY ve KLM’nin de direkt uçuşları mevcut. Bütçenize ve isteklerinize göre seçiminizi yapabilirsiniz. Havalimanına indikten sonra şehir merkezine ulaşım gayet kolay. Metro, tren, otobüs ve taksilerle ulaşımınızı sağlayabiliyorsunuz. Metro için havalimanında bulunan makineleri kullanabilirsiniz fakat unutmayın, bu makineler sadece bozuk paraları ve belirli kredi kartlarını kabul ediyor. Yani gitmeden önce veya gidince paranızı krona çevirmenizde fayda var. Eğer isterseniz de havalimanında satılan Citypass da alabilirsiniz. Otobüslerde, trenlerde ve metrolarda 1’den 4’e kadar olan tüm bölümlerde sınırsız ulaşım hakkı sunuyor. Bunun fiyatı da 80 kron o da yaklaşık 51 TL bir kişi için. Bu 24 saat için geçerli tabi bunu da belirtmekte fayda var. 72 saatlik olanı ise 200 kron o da yaklaşık 125 TL. Her zaman dediğim gibi siz yine TripAdvisor ve Google Maps’e tüm haritayı indirin ve kurun (ne olur ne olmaz diye). Ama merak etmeyin havalimanına indiğinizde ücretsiz şehir haritasını alabileceğiniz bir yer (desk) de mevcut. Buradan ücretsiz Kopenhag haritasını temin edebilirsiniz. Eee boşuna dememişler medeniyetin beşiği kuzey ülkeleri diye… 🙂

Ryan Air… Seyahatinizin her şeyi…

Kalacak Yer 102

Nedense bilmiyorum ama o sene gezdiğim ülkelerde her zaman şehrin tam ortasında bir hostelde veya otelde kaldım. Şehir merkezine yakın, ulaşımı kolay olan yerlere yoğunlaşmıştım. Bunun en büyük sebebi şehir merkezinin biraz dışında yapacağınız konaklamalarda sürekli olarak toplu taşımayla veya bisikletlerle ulaşım yapacağınız için cebinizden sürekli ekstra para çıkmasıydı. Bunun için şehir merkezleri benim için mükemmel seçenekti! Ayrıca o şehrin insanlarını da gözlemleyebiliyordum. Biliyorsunuz gittiğim yerde oranın yabancısıymış gibi değil de yerlisiymiş gibi gezmeyi sevdiğim için buraları tercih ediyordum. Zaten haritalara baktığınızda da eski tarihi bütünlüğünü koruyan şehirlerin mutlaka gezilmesi gereken yerleri, her zaman şehir merkezinde olduğu için bunu da unutmayın derim 😉

Meşhur Nyhavn kanalı ve çevresindeki yerleşkeler.

 

Neyse lafı bu kadar uzattıktan sonra nerede kaldığımı tahmin etmişsinizdir muhtemelen 🙂 Efenim şehir merkezinde, güzeller güzeli, dışarı çıktığınızda, huzur veren belki de Kopenhag’ın en güzel yeri olan Nyhavn’da kaldım! Nyhavn’a zaten yazının ikinci kısmında bahsedeceğim ama gerçekten bunu bütün kalbimle söylüyorum, mükemmeldi! Hani bazen oturur, hayatınızı şöyle bir gözden geçirir, düşünürsünüz yaşadıklarınızı, gözleriniz dolar ve şükredersiniz ya bulunduğunuz durumla, konumla ilgili… Heh işte ben onu burada yaşadım. Gerçekten havasından mıdır suyundan mıdır bilinmez Kopenhag bana ilaç gibi gelmişti! Bunun bir sebebi de hosteldi elbette. Hayatımda ilk defa ve son defa standart 12 kişilik karışık bir odada kaldım. Oraya geleceğim merak etmeyin. Ayrıca ve ayrıca geceliğine de yaklaşık 200 kron verdim. 22-23 euroya denk geliyor. Biraz pahalı diğer ülkelere göre. Biraz son dakika gezisi olduğu için fiyat buralara çıktı maalesef. Hostel’in binası 1756’da yapılmış ve içerisindeki ahşaptan ağaçlar ve yataklar mükemmel bir manzara sunuyordu. Doğallık hiçbir şekilde bozulmamış ve aynı şekilde korunmaya devam ediyordu. Fotoğraflarda da görebilirsiniz bunu siz de (link burada). Ayrıca çeşitli seyahat sitelerinden 4,5 üzeri not alması da beni cezbeden bir unsur olmuştu. İnsanların yorumları önemli tabi. Bunun dışında da dediğim gibi ayağınızı dışarı attığınızda Nyhavn’da olmanız paha biçilemezdi. Fakat gerçekten 12 kişiyle aynı odada kalmak… Benim için bir felaketti. Horlayanlar olsun, ayak kokuları olsun bana katlanılmaz bir deneyim sunuyordu maalesef. Uyuyamadım fakat gerek ambiyansı olsun gerek de konumu olsun hostel benim için mükemmeldi. Sonuçta bu da benim için bir deneyimdi ve ne kadar uykusuz kalsam da başarılı olmuştum! Eğer siz de 12 kişiyle kalırım diyorsanız buraya mutlaka bir göz atın derim. Kesinlikle öneririm.

Hostel’den çıkınca karşılaştığımız manzara…

Evet sevgili coologger okurları! Kopenhag ile ilgili ilk yazımızın sonuna geldik. Yazımızı beğendiyseniz aşağıda bulunan butonlara basarak sevdiklerinizle paylaşabilirsiniz. Bir sonraki yazıda görüşünceye dek hoşçakalın…

Not: Bütün fotoğraflar coologger.com’a aittir ve tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!